Ana Sayfa / İş Hayatı / İş Hayatında Anlaşmazlıklar Neden Ortaya Çıkar?

İş Hayatında Anlaşmazlıklar Neden Ortaya Çıkar?

İş yerinde anlaşmazlıklar, farklı kişiliklere, çalışma alışkanlıklarına ve beklentilere sahip insanların bir arada çalışmasının doğal sonuçlarından biridir. Ancak anlaşmazlıkların sürekli hale gelmesi, iğnelemeler, kişisel çekişmeler ve çözülemeyen çatışmalar çalışma ortamındaki huzuru bozarak hem çalışanların motivasyonunu hem de iş verimini düşürebilir.

İnsanların bir arada olduğu her yerde zaman zaman fikir ayrılıkları yaşanabilir. İş yerinde de herkesin her konuda anlaşmasını beklemek mümkün değildir. Önemli olan anlaşmazlığın ortaya çıkması değil, nasıl yönetildiği ve çözüldüğüdür.

Küçük bir sorun zamanında konuşulmadığında giderek büyüyebilir; ardından eski meseleler açılır, çalışma arkadaşları taraf tutmaya başlar ve konu ofis dedikodusuna dönüşür. Bir süre sonra iki kişinin neden küstüğünü kendileri unutabilir ama ofiste bilmeyen kalmaz.

İş Hayatında Anlaşmazlıklar

İş hayatında anlaşmazlık yaşamak için birçok sebep sıralanabilir. Bunlar kıskançlık, dağınıklık, işe geç kalma, sataşma, hakaret, dedikodu ve alay etme gibi sebepler olabilir. İş yerlerinde zaman zaman rekabet de çatışma doğurabilir. Tarafların çok fazla hırslanması ve gözlerini karartması doğru iletişim kurmayı engelleyebilir. Böyle bir durum olduğunda taraflar birbirinin başına gelebilecekleri ve ilerisini düşünmeden hareket ederek bilerek veya bilmeyerek birbirlerini kırabilirler.

İş yerinde yanlış anlaşılabilecek hareketlerde bulunmak, kişilere kaldırabileceğinden fazla şaka yapmak gibi sebepler ciddi çatışma sebepleridir. Herkesin algı düzeyi ve tahammülü farklı olduğundan her insan her hareketi aynı şekilde yorumlamaz. Kişilerin kültürel düzeyleri, tecrübeleri ve konumları gereği algılama biçimleri birbirinden farklıdır. Kişilik özellikleri de insanın kendine has özellikleri olduğundan, tarafların verecekleri tepkiler de birbirinden farklıdır. Önemli olan, yanlış anlamaya sebep verecek düzeyde konuşmalardan ve hareketlerden kaçınmaktır.

Anlaşmazlık durumlarında iş yerinde çalışma ortamı negatifleşir. Çalışanların suratları asılmaya, dedikodular ve fısıldamalar çıkmaya başlar. Çözülmeden halının altına süpürülen her sorun çözümsüz kalır. Bu sorunların günün birinde hatta çok kısa bir zaman sonra tekrar meydana çıkması kaçınılmazdır.

Anlaşmazlıkları Çözmeliyiz!

Daha verimli ve çalışmaya hazır bir çalışma ortamı için ortadaki belirsizlikler, anlaşmazlıklar ortadan kaldırılmalı veya en azından kontrol altında tutulmalıdır. Peki iş yerinde bu nasıl sağlanır, anlaşmazlıklar nasıl çözülür?

Suçu Tamamen Başkalarına Yıkmayın.

İş yerinde bir sorun çıktığında insanın kendi payını görmesi bazen biraz zaman alabilir. Önce yönetici suçludur, sonra ekip arkadaşı, ardından insan kaynakları… Gerekirse bilgisayarın yavaşlığına kadar gidilir. En son ihtimal olarak insanın aklına kendisi gelir.

Örneğin yöneticiniz size terfi alabileceğinizi söylemiş ancak daha sonra başka bir çalışanı önermiş olabilir. Doğrudan yöneticinizi suçlamadan önce neyin değiştiğini öğrenin. Belki şartlar değişmiştir, belki başka bir çalışan daha uygun bulunmuştur, belki de sizin farkında olmadığınız bir sorun vardır.

Tabii bütün bunları düşündükten sonra gerçekten yöneticinizin haksız olduğuna karar verebilirsiniz. Kendimizi sorgulayalım dedik, bütün suçu da üzerimize alalım demedik.

Konuşmanın Sonuçlarından Korkmayın.

İş arkadaşınızla veya yöneticinizle ciddi bir konuyu konuşmanız gerekiyorsa biraz gerilmeniz normaldir. Fakat konuşmayı sürekli ertelediğinizde konu genellikle ortadan kaybolmaz; tam tersine kafanızın içinde gelişmeye devam eder.

Pazartesi günü duyduğunuz bir cümleyi salı günü tekrar düşünür, çarşamba günü başka olaylarla birleştirir, perşembe günü “Zaten geçen ay toplantıda da bana bir tuhaf bakmıştı.” noktasına gelebilirsiniz.

Karşı tarafın haberi bile yoktur ama sizin kafanızda ilişkiler tamamen kopmuştur.

Bu nedenle önemli bir sorun varsa doğru zamanı seçip konuşun. Ne sizi rahatsız ettiğini açıkça anlatın ve karşı tarafın açıklamasını dinleyin. Bazen günlerce düşündüğünüz meselenin beş dakikalık konuşmada yanlış anlaşılmadan ibaret olduğu ortaya çıkabilir.

Hemen Savunmaya Geçmeyin.

İş yerinde biri sizi eleştirdiğinde daha ne söyleyeceğini dinlemeden savunmaya geçmeyin. Hele karşı taraf ilk cümlesini bitirmeden 2019 yılından başlayıp bugüne kadar neden haklı olduğunuzu anlatmaya hiç başlamayın. Konu cuma günü göndermediğiniz raporsa, üç yıl önce Ayşe’nin de bir raporu geç gönderdiğini hatırlamanız sizi haklı çıkarmaz.

Önce karşı tarafı dinleyin ve sorunun ne olduğunu tam olarak anlayın. Belki gerçekten sizin bir hatanız vardır, belki de olay tamamen yanlış anlaşılmıştır. Ama daha suçlamanın ne olduğunu öğrenmeden savunmaya başlarsanız bir süre sonra karşı taraf da neye kızdığını unutabilir.

Sabırlı Olun.

Sinirlendiğiniz anda meseleyi çözmeye çalışmayın. Çünkü insan öfkeliyken yıllardır unuttuğu olayları inanılmaz bir hafızayla hatırlayabilir.

“Sen zaten geçen sene de…”

İşte buraya geldiyseniz mevcut sorun bitmiş, şirket arşivleri açılmıştır.

Biraz bekleyin. Siniriniz geçtikten sonra konuşmak hem ne söyleyeceğinizi düşünmenizi sağlar hem de konunun gereksiz yere büyümesini engeller. Ayrıca tartışmayı herkesin ortasında yapmayın. İki kişinin sorunu beş dakika içinde departman toplantısına dönüşebilir.

Anlayışlı Olun.

İş arkadaşınız bir kez hata yaptı diye yıllardır bu anı bekliyormuşsunuz gibi davranmayın.

Dosyayı yanlış göndermiş olabilir, toplantıyı unutmuş olabilir veya size haber vermeden bir işi değiştirmiş olabilir. Önce nedenini öğrenin. Her hata kasıtlı yapılmaz.

Ama aynı kişi aynı hatayı onuncu kez yapıyorsa artık “Herkes hata yapabilir.” cümlesini de fazla zorlamamak gerekir. İlkinde hata, ikincisinde dikkatsizlik, onuncusunda şirket geleneği olmaya başlar.

Bu ton daha doğru: biraz sivri, günlük hayattan, kendiliğinden komik. “Pokémon, mahkeme, Word’de istifa dilekçesi” gibi dışarıdan yapıştırılmış esprilere girmiyor.

Karşı Tarafı Mutlaka Dinleyin.

Bir olayın yalnızca kendi gördüğünüz tarafını biliyorsanız karşı tarafın neden öyle davrandığını tahmin etmeye başlarsınız.

İş arkadaşınız sabah size selam vermedi.

“Herhalde duymadı.”

demek mümkündür.

Ama insan zihni bazen bu kadar kolay yolu tercih etmez:

“Bana neden selam vermedi? Dün toplantıda söylediğim şeyden mi rahatsız oldu? Kesin Ayşe bir şey söyledi. Zaten ikisi öğle arasında beraber çıkmıştı…”

Adamın kulağında kulaklık vardır.

Bu nedenle tahmin yürütmek yerine karşı tarafı dinleyin. Bir davranışın nedenini öğrenmenin en kolay yolu çoğu zaman o davranışı yapan kişiye sormaktır.

Elbette duyacağınız cevap sizi haklı da çıkarabilir. Ama en azından artık hayal ettiğiniz olayla değil, gerçekten yaşanan olayla uğraşırsınız.

Hatalarınızı Sahiplenin.

Hata yaptıysanız kabul edin. İş hayatında bunun için oldukça kullanışlı iki kelime vardır:

“Haklısın, özür dilerim.”

Bazen yarım saatlik tartışmayı iki kelime bitirebilir.

Fakat hemen arkasından “Ama sen de…” diye başlarsanız özrün kullanım süresi yaklaşık dört saniye olur ve tartışmaya kaldığınız yerden devam edersiniz.

Hatanızı kabul etmek sizi güçsüz göstermez. Tam tersine, sorumluluk alabildiğinizi gösterir.

Tabii burada da ölçüyü kaçırmayın. Yapmadığınız şeyler için sürekli özür dileyip ofisin genel hata kabul merkezi haline gelmenize gerek yok.

 

Sonuç: İş Yerinde Anlaşmazlık Olur, Mesele Nasıl Çözdüğünüzdür

Aynı iş yerinde farklı karakterde insanların her konuda anlaşmasını beklemek gerçekçi değildir. Biri işi hemen bitirmek ister, diğeri ayrıntıları kontrol eder; biri çok konuşur, diğeri mümkün olsa öğle arasına kadar kimseyle göz göze gelmeden çalışacaktır.

Dolayısıyla iş yerinde anlaşmazlıklar olacaktır.

Önemli olan her anlaşmazlığı kişisel meseleye çevirmemek, karşı tarafı dinlemek, gerektiğinde kendi hatanızı kabul etmek ve sorunları biriktirmeden konuşabilmektir.

Çünkü iş yerinde küçük bir sorun zamanında çözülmezse önce iki kişinin meselesi olur, sonra masadakiler öğrenir, ardından yan departman haberdar olur.

Bir bakmışsınız siz hâlâ konuşmuyorsunuz ama üçüncü kattakiler olayın bütün ayrıntılarını biliyor.

Her Şirkette Karşılaşabileceğiniz Karakterler

İlginizi Çekebilir

İş Dünyası Teknolojik Dönüşümü: 2026’da Çalışma Hayatını Değiştiren 5 Teknoloji

İş Dünyası Teknolojik Dönüşümü, 2026’da artık geleceğe ilişkin bir öngörü değil; çalışanların günlük iş yapma …